ANA SAYFA

SUNUŞ

KAYMAKAMIMIZ

TANITIM

KÜLTÜR

BELEDİYE-KÖYLER

BİLGİ EDİNME

ÖNEMLİ TEL.

VATANDAŞ REH.

KADINHANI SPOR

 

 

 

 

 

 

 

KURUMLARIMIZ

KAYMAKAMLIK

GARNİZON KOM.

BELEDİYE

YAZI İŞLERİ MÜD.

S.Y.D.VAKFI

MÜFTÜLÜK

EMNİYET

İLÇE TARIM

SAĞLIK GRUP BAŞK.

ÖZEL İDARE

NÜFUS MÜDÜRLÜĞÜ

MALMÜDÜRLÜĞÜ

TAPU SİCİL

PTT        

 

                              

 

                                Hazırlayan:Lütfi ÖZKUL- Kadınhanı HEM Müdürü

EĞT.KURUMLARI

İLÇE MİLLİ EĞİTİM

HALK EĞİTİM      

KÜTÜPHANE

M.YÜKSEK OKULU

OKULLARIMIZ

 

A-İLK ÇAĞLARDA KADINHANI

            Kadınhanı,Konya ve Ladik ile beraber ilkçağlara kadar uzanan oldukça eski bir tarihe sahiptir.Klasik Doğu Roma Dönemi’nde Yunan-Roma yolu üzerinde İkonium(Konya),Laodica Cambustra(Ladik),Pira(Kadınhanı)Philomelion(Ilgın) gibi önemli şehirler bulunmaktaydı.Bu önemli yol,doğu ticareti(İpek yolu) ve Kral yolu olarak çok önemliydi.Posta teşkilatı da bu yolu kullanmakta ve üzerinde önemli hanlar bulunmaktaydı.Bu hanlar kralın emrinde idi.

            Daha sonraki dönemlerde bu yol Bizans Askeri yolu olmuştur.Dorylaiin(Eskişehir), Amorian(Seyitgazi), Pira,Laodica,İkonium bu yol üzerinde bulunmuktaydı.19.yy da Konya’dan Eskişehir’e oradan da İstanbul’a ulaşan bu araba yoludur.Kudüs’e giden hacılar da bu yolu takip etmekteydi.

            Doğu Roma İmparatorluğu Maxmian devrinde İkonium(Konya),Laodica(Ladik),Lysra (Hatunsaray),Galatia vilayeti önemli Roma şehirleridir.Galatia Kadınhanı,Atlantı ve çevresi olmaktadır.Bu bölge ile beraber Kadınhanı da uzun yıllar Etiler’in eğemenliğinde kalmıştır.Daha sonra Frigyalılar ve Lidyalılar bu bölgede egemen olmuşlardır.M.S. IV. Asırda İranlıların hakimiyetine girmiştir.İskender İmparatorluğu,Bergama Krallığı da bu bölgede egemen olmuş, yurt tutarak önemli sanat eserleri bırakmışlardır.Bölgede elde edilen birçok kalıntı ve sanat eserleri bu bilgiyi doğrulamaktadır.Raziye Hatun Kervansarayının duvarında çevreden devşirilerek kullanılan bir çok taşla beraber Kadınhanı’nın çeşitli   yerlerinde ayrıca Kestel ve Kındıras’ta bulunan aslan figürleri ve sütun başlıkları bu devir izlerini gösteren önemli kalıntılardır.

 

 

 

 

B-SELÇUKLULAR DÖNEMİ

 

         1071 tarihinde Alparslan Gazi’nin Malazgirt Zaferiyle beraber Türkler Anadolu’ya adım atmışlardır.Büyük Selçuklu Hükümdarı Kutalmışoğlu Süleyman Bey’in 1077 de Konya ile beraber Kadınhanı topraklarını da Romalılardan alışıyla Oğuz Türkleri bu bölgeye yerleşmişlerdir.Oğuz Türkleri Romalıların kaçarken yakıp yıkarak bıraktıkları köy ve şehirleri onararak yerleştiler.Bu köy ve şehirlerin birçoklarının adlarını da kendi dillerine göre değiştirdiler. Kastel (kestel),kındıras o dönemin önemli yerleşim birimleridir.

            Kadınhanı’na yerleştirilen Oğuz boyları;Kınık,Bayat,Savur,Afşar ve Çaşdur’lardır.Ka-dınhanı merkezine Bayat Boyu Doğanlar oymağı(Doğanlar Mahallesi adını buradan alır),Üçok kolu Çavundur Boyu(Çavundur Mahallesi) yerleşmiştir.Afşar boyu ise Afşarlı köyüne yerleşmiştir.Kolukısa,Meydanlı ve Karahisarlı köylerimize ise Azeri Türkmenlerinden Şamlar Aşireti yerleşmiştir. Bu Oğuz Türklerinin bazıları ise konar-göçerlik hayatını sürdürmüşlerdir.

Bazı köylerimiz ise adını ünlü kişilerden almaktadır.Mesela Karakurtlu köyü adını Ana-dolu Selçuklu Sultanı I. Rüknettin Süleyman’ın başkomutanı Karakurt tan almaktadır.Kökez köyü ise Karamanoğlu büyüklerinden Kökez Han dan adını almaktadır.Eskiden Kadınhanı’nın adı Saideli idi ve savaşta üstün başarılar gösteren Said ismindeki bir beye arpalık olarak verildiği için bu adı almıştır .Turgutoğlu Hasan Bey Oğlu Ömer Bey Saideli’nin emiri(Valisi) olarak geçmekte,H.827 yılında yazdırdığı vakfiyesinde Saideli Vilayeti olarak zikredilmektedir.

            Anadolu Selçukluları döneminde Raziye Devlet Hatun tarafından bu önemli ipek yolu

üzerindeki Saideli yakınlarına bir kervansaray yaptırılmıştır.

Raziye Devlet Hatun Kimdir?

Raziye Hatun Anadolu Selçukluları döneminde XIII. asırda Konya’da yaşamış bir sultan hanımdır.Danişmendoğullarından Yağıbasan oğlu Sinanüddin Yusuf’un oğlu Muzafferüddin Mahmut Bey’in kızıdır.Muhtemelen I.İzzeddin Keykavus’un hanımıdır.Bedreddin Bremoni’nin de kız kardeşidir.Biremoni Malatya Sancağına bağlı Kahta kazasının bir köyüdür.Bu köy Danişmendoğulları zamanında başşehir idi.Raziye Devlet Hatun ve babasının da bu Biremoni ailesinden geldiğini birçok vesikada görmekteyiz.

            Türk tarih ve geleneğine göre bir çok vesika,kitabe ve vakfiyelerde hükümdar ailelerinden olan hanımlardan Devlet Hatun diyerek bahsedilmektedir.Muzafferüd-din Mahmut kızı olan Devlet Hatun’un asıl adının ise Raziye olduğu kesindir.

Selçuklular döneminde Kervansaray olgusu oldukça yaygın olup,Raziye Hatun H.620(1223) yılında Saideli Seyrekviran’da kışlık bir kervansaray yaptırmıştır.Bu kervansarayın kitabesinde;

          “Allah’ım,H.620 yılında bu hanı yaptıran sahibesi olan Mahmut kızı Raziye Hatun’a rahmet eyle.”yazılıdır.

            Raziye Devlet Hatun yaptırdığı bu hanına gelir olarak Saideli(Seyrekviran),Kalamıça(Gelemiş),Meydanlı çiftlikleri ile beraber bir de Konya Esediye (Hatuniye)Mahallesinde sekiz odalı,iki sofa,iki ahır samanlığı bulunan bir köşkü vakfetmiştir.Konya’da Alaaddin Tepesi’nin doğusunda Mihmandar Mahallesi,Kınacı Sokağındaki Hatuni ye Camii’ni yaptıran da Raziye Devlet Hatun’dur.Bu camiye gelir olarak ta Saideli vilayetine bağlı Meydan(Meydanlı),Seyrekviran ve Kalamıça (Gelemiş) çiftliklerini ve Konya’da üç dükkan ile iki evi vakfetmiştir.                                     

            Raziye Devlet Hatun H.620 (1223) yılında öldüğü zaman bu caminin bahçesine gömülmüştür.Kardeşi Bedreddin Biremoni tarafından bu camiye bir minare yaptırılmış olup, bundan sonra bu cami Kütük Minare diye  de anılmaktadır.

C-KARAMANOĞULLARI DÖNEMİ:      

Kadınhanı Karamanoğulları zamanında vilayet olarak idare edilmiştir.Karaman oğlu Mehmet Bey Konya ovasını zaptettikten sonra ikiye bölerek yarısını beylerinden Turgut Bey’e diğer yarısını da Bayburt Bey’e taksim etmiştir.(1277)

Turgutoğulları Orta Asya’dan gelerek Anadolu’ya yerleşmiş bir Türkmen aşireti idi.Daha sonra Osmanlı’lardan kaçıp Karamanoğullarına iltica ederek bu bölgeye yerleşmişlerdir. Karamanoğullarına hep sadık kalmışlardı.Nitekim Karamanoğlu Mehmet Bey 1423-1462 tarihlerinde Turgutoğullarından Pir Hasan oğlu Ömer Bey’i Saideli vilayetine emir(vali) olarak tayin etmiştir.

            Turgutoğulları daha sonraları  Halep yoluyla Mısır’a gitmişler.250 sene sonra Osmanlılar döneminde çıkan afla Ege Bölgesine geri dönmüşler. Manisa Turgutlu ilçesini kurmuşlardır. Turgutoğulları Karamanoğullarının sadık bir emiri olarak  Anadolu’da dini, askeri,Kültürel ve içtimai açıdan büyük hizmetler vermişlerdir. Turgutoğlu Hasan Bey oğlu Ömer Bey Saideli vilayetine bağlı Hatun Köyü (Bugünkü Kadınhanı ilçe merkezi)nde bir tekke yaptırmıştır.Bu tekkeye de Konya’da Mevlana’nın muassır ve müridlerinden olan Cemel Ali (Çocukluğunda Mevlana’yı sırtında taşıdığı için böyle anılır) tarafından yaptırılan mescidin imamı ve muallimi olan Şeyh Turud’u şeyh olarak tayin etmiştir.Daha sonra Şeyh Turud’un oğulları Şeyh Durmuş ve Şeyh Turhan bu zaviyede şeyh ve vakıf mütevillisi olarak bulunmuşlardır

            Ankara Vakıflar Genel Müdürlüğü Kültür ve Tescil Dairesi Arşivinde mevcut kayıtlarda bulunan Vakfiye metni aşağıdaki şekilde tercüme edilmiştir.Büyük hayır ve hasenat sahiplerinden Turgutoğlu Hasan Bey oğlu Ömer Bey,dünyanın aldatıcılığına,yaldızdan ibaret süslerine bakıp her zaman çalışıp,varlıklarına iman gözüyle bakarak ahiret aleminin ebedi hayat olduğunu anlayarak gelip gidenlerin barınması, bunların ihtiyaçlarının karşılanması için Konya’ya bağlı Sait Vilayeti Karye(köy)leri karşısında hulusi niyetle bir zaviye-i şerif bina etti.Buranın hududu;kıblesi,Hacı İbrahim Mülkü,batısı Kırık Yusuf mülkü,iki taraftan yol ile çevrilidir.Bu tekkenin ihtiyaçlarının maddi yönden desteklenmesi,karşılanması  için  şu mülkleri vakfetti.

            Vakfiye hüküm ve şartları:

            1-Hatun Köyü(Kadınhanı ilçe merkezi) nün tamamı.

2-Saideli Nahiyesi Zengi Köyündeki “Emir Arzı” denilen yerin tamamı,Orta Viran mezraı,Uffa hüyük ve Akçalar mezralarının tamamı.

            3-Akşehir’e bağlı Silint köyünde bulunan Ömer Bey değirmeninin tamamı.

            4-Akşehir’e bağlı Salta ve İlyaslar köylerinin 8/12 hissesini vakfetti.

            Bu vakıfların nazarlığı ve tekkenin şeyhlerini hal sahiplerinin iftiharı,Şeyh Turud Oğullarından Şeyh Turhan ve Şeyh Durmuş’a bıraktı.Onlar sağ oldukça kendileri,birinin ölümüyle diğeri,sonra onların evladından münasip ve ehil olanları nesilden nesile mütevelli şeyh ve nazır olmasıdır.Bu aileden uygun kimse kalmazsa Konya kadısı ehil ve uygun birini tayin edecektir.Vakıf gelirlerinin üçte biri görevi yaptıktan sonra şeyh ve nazıra,geri kalanı tekkeye gelen fakirlerin yemesi ,konaklamasına harcanacaktır.Mübarek gece ve günlerde helva,etli,yağlı,pirinçli yemekler pişirilecektir.

            Şahitler:1-Ali oğlu Osman,2-Hamza oğlu Seyit Hasan,3-Hacı Salih oğlu Sadrüd-din 4-Abdi oğlu Ali,5-Mahmut oğlu Mehmet,6-Fidi oğlu Ali,7-Halil oğlu Hasan,8-DavudoğluHacı Salih,9-Hacı oğlu Tahsin,10-Hacı oğlu Hasan,11-Hacı İbrahim oğlu İsa Fakih,12-Mahmut oğlu Süleyman,13-Veli oğlu Emin,14-Tomar oğlu Yusuf Fakih,15-Fakih oğlu Hamza,16-Hacı Emin Katip,17-Hacı Pirli 18-Seyh Sadreddin cemaatından Hacı Yahşi oğlu Hacı Ahmet.

            Vakfiye H.827/1521 de düzenlenmiştir.

            Vakfiyeyi Konya kadı vekili Kadızade Hacı Emin Efendi Aslına uygunluğunu,Konya kadısı,İsa ve Mustafa Efendiler de şeriata uygun olduğunu tasdik etmişlerdir.

            Bu zaviyede cami,tekke ve imaret bulunmaktadır.  

1963 yılında buranın yerine İstanbul’da mukim Kadınhanı’nın hayırsever eşrafından M.Nuri TOPBAŞ,Mehmet Hulusi TOPBAŞ tarafından Tekke Camii yaptırılmıştır.

Tekke Camii’nin arka bahçesinde üç tane mezar bulunmakta ve aşağıda Türkçe metni verilen kitabelerinden anlaşıldığına göre;Afife Hanım,Abdülbaki Efendi ve Saraç Halil Usta ’ya ait olduğu anlaşılmaktadır.

            Tekke Camii Avlusundaki Mezartaşı Kitabeleri:

            1-Kutb’ül Arifiyn Seyyid’ül Muhaddisiyn Mefhar’ül Ulema vel Muhakkikiyn Hadim-i Tarikat-ı Halidi ve Nakşibendi El-Hac Ahmet Kutsi Efendi kerimesi ve Tekke Nazırı Osman Efendi zevcesi Afife Hanım.Ruhuna fatiha.Sene:1306(1888)

            2-Hüvel-Hallagul-Baki El merhum vel mağfuruleh Tekkenişin Mustafa oğlu El-Hac Abdülbaki Efendi.Ruhuna fatiha.Sene:1300

            3-El-merhum vel mağfuruleh Tekkenişin mahallesinden Saraç Halil Usta.Ruhuna fatiha.Sene:1303

            Zaviyeler çok geniş ve önemli misyonu üslenmiş müesseselerdir.Anadolu ve Rumeli’de bölgenin imarı,iskanı,zanaatı,ticareti,askeri ve dini eğitimi gibi bir çok önemli içtimai meseleler hep zaviyeler eliyle halledilir,düzene konur idi.Birçok köy,kasaba ve şehirlerdeki zaviyelerde görev alan Türk dervişleri kısa zamanda Anadolu’nun  İslamlaşmasını ve Türkleşmesini sağlamışlardır.Türk ordularından önce Anadolu köylerinde kurdukları zaviyelerle hudut boylarına ulaşmış,gaza ruhunu canlı tutmuşlardır. Karamanoğulları ve Osmanlılar döneminde tekke,zaviye ve vakıflara büyük önem verilmiş,devlet tarafından kurumuş, kollanmış, desteklenmiştir.

        D-OSMANLILAR DÖNEMİ :        

           

            Karamanoğulları Orta Anadolu’nun güneyinde XIII. ve XV. asırlarda hakimiyet kur- muş,hükümranlık sürmüş,bu bölgelerde siyasi,iktisadi ve kültürel açıdan büyük tesirler bırakmışlardır.Ancak Osmanoğulları ile ilişkileri pek iyi değildi.Zaman zaman Osmanlılara karşı isyan bayrağını çekiyorlardı.Osmanlı Padişahlarından Çelebi Sultan Mehmet bir çok kez yapılan andlaşmalara uymayan Karamanoğulları’nın üzerine yürüdü.1414 yılında Akşehir’i alarak Konya’ya doğru ilerledi.Karamanoğlu Mehmet Bey barış istedi ve andlaşma yapıldı.

            Karamanoğullarının son hükümdarı Sarımüd-din İbrahim Bey,Fatih Sultan Mehmet’e Kadınhanı,Ilgın,Beyşehir,Seydişehir gibi önemli yerleri terk etti. Kızını Fatih’e verdi. Osmanlı elçisi Kasap oğlu Mehmet Bey’le andlaştı  ve bu andlaşmaya ölümüne kadar sadık kaldı.

            Bu andlaşmaya rağmen Konya’da yine birçok karışıklık çıkmış,asayiş bozulmuş idi.

1467 yılında Fatih Sultan Mehmet Karamanoğlu devleti üzerine yürüyerek,topraklarını Osmanlı Devletine katıp Karamanoğullarını ortadan kaldırmıştır.

            Osmanlılar zamanında da Turgutoğlu Ömer Bey’in zaviyesi faaliyetlerini sürdürmüştür.Fatih Sultan Mehmet Han’ın beratı ile bu zaviye dini ve tasavvufi eğitim ve öğretim yapmak üzere tevcih edilmiştir.Tekkenin ilk şeyhlerinden Şeyh Turud’un torunlarından Şeyh Taceddin bu zaviye ve vakıf mülklerinin tasarrufu için görevlendirilmiştir.

            Fatih,Saideli’nde bulunan ve Karamanoğullarının sadık taraftarı olan Turgutoğullarının Karamanoğulları ile tekrar birleşerek ayaklanabileceği düşüncesi ile bu bölgeyi başka yerlere göç ettirmeye karar verir.Nitekim bu göç neticesinde  Saideli dağılmış,nüfusu azalmıştır.Daha önce vilayet olan Saideli(Kadınhanı) Osmanlı İmparatorluğu zamanında Konya vilayetine bağlı kaza merkezi olarak idare edilmiştir.

            XVII. ve XVIII asırlarda Osmanlı imparatorluğu’nun genelinde olduğu gibi Konya ve Saideli bölgesinde de Aşiretlerin iskan edilmesi,tımar sisteminin bozulması,çiftçilerin toprağını terketmesi,uzun süren savaşların sonunda üretimin azalması ve paranın değerinin düşerek fiatların yükselmesi ayrıca vergilerin artması gibi sebeblerle soygunculuk ve eşkiyalık hareketleri çoğalmıştır.İdarecilerin kanunsuz ve keyfi tutumları da otoriteyi zaafa uğratmıştır.Eşkıyalık ve ekonomik çöküntü,halkın fakirliğini artırdı.Toprağını kaybeden köylü,devlete vergisini ödeyemez duruma düştü.Tefecilerden borç almaya başladı.Ahlaki gerileme başladı.Nitekim halk huzursuz olunca evlerini,köylerini ve yurtlarını terketmeye başladılar.Dolayısiyle Saideli nüfusu ikinci kez azalmış oldu.

            Bir anekdot olarak;H.1074 (1664) tarihli bir fermanda “İstanbul’dan gönderilen yeniçerilerin Saideli’ne bir saat kala mesafede gece yarısı 15 kişilik bir şaki grubu tarafından önleri kesilip,bir kişiyi yaraladıkları,iki beygir ve yeniçerilerin eşyalarını çaldıkları duyulup bunların yakalanıp İstanbul’a gönderilmesi padişah fermanıyla istenmektedir.

            Yine H.1055 (1645) tarihli bir kayıtta ise Kureyş Özü’ne tayin edilen Es Seyyid Ham- za,sabah vakti Saideli yakınlarında Musa ve iki arkadaşı  tarafından  soyulur,yaralanır.

            XVIII. asırda Karaman Eyaletine bağlı 7 Liva (sancak) vardır.

            1-Konya Sancağı, 2-Kayseri Sancağı, 3-Niğde Sancağı, 4-Aksaray Sancağı, 5-Kırşehir Sancağı, 6-Beyşehri Sancağı, 7-Akşehir Sancağı

            Konya Sancağı’nın 14 kazası bulunmaktadır.

            1-Konya Merkez Kazası, 2-İnsuyu Kazası, 3-Bayburt Kazası, 4-Turgut Kazası, 5-Kureyş Özü Kazası, 6-Gaferiyat Kazası(Kazım Karabekir), 7-Belviran (Sarıoğlan) Kazası, 8-Aladağ Kazası, 9-Pirloganda (Taşkent) Kazası, 10-Larende Kazası, 11-Devle Kazası, 12-Eskiil Kazası, 13-Ereğli Kazası, 14-Saedeli Kazası(Kadınhanı)

            Lale Devri döneminde bu bölgenin yeniden canlandırılması için çalışmalar yapılmıştır.Halkın azalmasıyla harab duruma düşen hanın imarı için 1720 de teşebbüse geçilmiştir. Konya Valisi Osman Paşa tarafından evvelce buradan ayrılan ahaliden olan on hane tekrar buraya nakledilmiştir.Yerlerini terketmeyerek handa kalan 20 haneyle beraber 30 hane olmuştur.Hanın şenlendirilmesi için çevredeki Bozulus türkmen aşiretlerinden Oğulbeyli’ye mensup gruplardan Sarılı,Dirinli,Abdurrahmanlı,Karahisarlı ve Hacılı obaları 6 Ağustos 1721 de

Kadınhanı’na yerleştirildi.Bunlar Han Ağası Ali Ağa’nın emrinde ziraat yapacaklardı.Fakat han arazisi kafi gelmedi.Bu arazi sahasını genişletmek için 1722 yılında Saideli Nahiyesine bağlı boşalmış ve harap köylerden Koçmar Köyü(4275 akçe),Evsak Hüyüğü ve Ağçalar Mezraları(Göğimam çevresi) (300 akçe),Kara İsmail Köyü(3200 akçe),Ballık (Meydanlı)Köyü(3950 akçe),Osmancık Köyü(3600 akçe),Menge Kyü(1000)akçe) Pusatyazlığı(770 akçe),Halsenik Köyü(1418 akçe),Kızılca Köyü(1237 akçe) Saideli arazisine eklendi.

            1721 yılında handa yapılan tamiratın yanısıra bir camii(İbrahim Paşa Camii) ve hamam inşa edildi.Dergah-ı Ali Kapucubaşı Bahri Mehmet Ali Ağa Kadınhanı’na tayin edildi.

            Sultan II.Ahmet’in fermanı ile Saideli Kazasına Oğulbeyli’ye mensup beş mahalle iskan edildi.

            1898 yılındaKadınhanı’nda Türkmen Oymakları 16 mahallede toplanıyordu.

1-Tekkenişin Mahallesi(Turgutoğlu Ömer Bey’inTekkesine hizmet eden cemaat)

2-Çavundur Mahallesi(Çavundur Cemaatı)

3-Dirinli Mahallesi(Dirinli Cemaatı)

4-Karahisarlı Mahallesi(Karahisarlı cemaatı)

5-Karamanlı-yı Evvel Mh.(Karamanlı Cemaatı)

6-Karamanlı-yı Sani Mh.  (       “               “      )

7-Karahallı Mahallesi(Kara Halilli Cemaatı)

8-Kabacalı Mahallesi(Kabacalı Cemaatı)

9-Köylü Mahallesi

10-Şahvirdi Mahallesi.

11-Hacı Muratlı Mahallesi(Hacı Obalılar)

12-Hacı Ahmetli Mahallesi(         “            )

13-Hacı Mehmetli Mahallesi(       “           )

14-Hacı Veli Mahallesi        (        “         )

15-Hacı Pirli-yi Evvel Mh.     (       “        )   

16-Hacı Pirli-yi Sani Mh.      (        “      )

            1889-1890 Yılı kayıtlarına göre Rumeli ve Kafkasya muhacirlerinin Saideli’nin köy ve

mahallelerine yerleştirildiği görülmektedir:

            1-Saideli’ne bağlı Sarayini Köyü’ne 172 hane Rumeli Muhaciri.

            2-         “          “    Mesudiye Köyü’ne 29 hane      “             “

3-         “          “    Ladik Köyü’ne 3 hane              “            “

4-         “          “    Mahmudiye Köyü’ne 185 hane Kafkasya Muhaciri

5-         “          “    Çürüksu(Ertuğrul) Köyü’ne 32 hane Kafkasya Muhaciri

6-         “          “    Eşme Köyü’ne 87 hane Kafkasya Muhaciri yerleştirilmiştir.

(Eşme Köyü 1966 yılında Kadınhanı Tepebaşı Mahallesine bağlanmış olup,halkın büyük bir kısmı Eskişehir,Bursa ve İzmir’e göç etmiştir.)

 

1892 Yılı Kayıtlarına Göre Saideli Nahiyesi’nin Köyleri,Hane ve Nüfusu:

No       Köyün Adı                             :Hane  :           Nüfusu        :

1.       Ertuğrul                                      32                    160

2.      Atlantı                                          278                  1378

3.      Çeşmeli Zebir                               64                    311

4.      Kuyulu Zebir                                24                    102

5.      Sarayini                                        210                  1066

6.      Osmancık                                     114                  710

7.      Kolukısa                                       147                  846

8.      Kökez                                           39                    188

9.      Gözlü                                           120                  747

10.  Kestel                                           32                    178

11.  Ladik                                            280                  1089

12.  Mahmudiye                                  148                  722

13.  Mehdili                                         10                    50

14.  Mesudiye                                      29                    116

15.  Şahviran                                      69                    343

16.  Eşme Köyü                                   87                    349

17.  Mecidiye                                       70                    303

18.  Yığar                                            20                    86

19.  Yenicekaya                                   57                    341

20.Sarıca                                           65                    341

 

 

CUMHURİYET DÖNEMİ

          İnevi (Cihanbeyli) Nahiyesi 1926 yılında kaza olmuş ve Yeniceoba Nahiyesi ve Köylerini de alarak Kadınhanı’ndan 25 köy ayrılmıştır.1926 yılında Kaymakam Hami Bey’dir 1883 yılından beri belediye olarak idare edilen Kadınhanı’nda 1937 yıllarında çalışkan vatansever bir insan olan Enver Tuncer hizmet etmiştir.Bu yılda Belediye’nin geliri 12.000 lira idi.Kazanın suyu Softalar,Kangallı ve Kumlu pınarlarının suları birleştirilerek getirildi,çarşı ve mahallelere çeşmeler yaptırılarak taksim edildi.Bu suyun getirilmesi için Hacı Ahmet Hamdi Topbaş 12.000 lira,Hacı Musa Uğur 5.000 lira bağışta bulunmuşlardır.

        Ayrıca yine bu yıllarda radyo tesisleri ve bando kurulmuştur.1933 yılında Cumhuriyetin

Onuncu yılı kutlamaları yapılmış,Kadınhanı çarşısındaki parka “Cumhuriyetin 10.Yıl Dönümü Anıtı”dikilmiştir.1939 yılında Halk Evi açılmış başkanlığını ise merhum M.Hulusi Altındağ yapmıştır.Yine bu dönemde ilçe merkezindeki mahalleler birleştirilerek 6 mahalle oluşturulmuştur.

        Eski Mahalleler                                :           Yeni İsmi        :

            Karamanlı                                                     Güngören Mahallesi

Hacıpirli,Hacımuratlı,Karahallı                    Doğanlar        “

Tekkenişin,Dirinli,Hacıvelili                          Turgutlu          “

Köylü,Hacımehmetli                                      Kayabaşı         “

Karahisarlı                                                    Pınarbaşı        “

Şahvirdi,Çavundur                                        Ünveren          “

            Kadınhanı civarındaki yakın köyler önceleri Kadınhanı’nın yaylası idi.1800-1900 yılları arasında bu yaylalara yerleşmelerle birlikte bu köylerimiz oluşmuştur.Önceleri yayla iken sonradan kurulan köylerimiz şunlardır:

            Alabağ(Koşmar),Çeşmecik,Çubuk,Kamışlıöz,Karasevinç,Kızılkuyu,Küçükkuyu,Köylütolu, Meydanlı, Söğütözü(Dırağan), Tosunoğlu, Yağlıca(Tahsin), Yaylayaka(Göğimam), Kurthasanlı, Hacımehmetli, Hacıpirli, Kabacalı, Bayramlı, Karahisarlı, Karakurtlu, Karayörüklü, Konurören,Kökez,Bakırpınarı,Afşarlı,Demiroluk(Kındıras).

            Bazı köylerimiz de Osmanlı İmparatorluğu zamanında dışarıdan gelip yerleşenlerce kurulmuştur.Bu köylerimiz ise şunlardır:

            Bulgurpınarı(Mehdilli),Pirali,Şahören,Başkuyu,Beykavağı(Kestel),Atlantı,Mahmudiye, Hacıoflazlar, Kolukısa,Sarıkaya.

            Cumhuriyet döneminden sonra iskan edilen köylerimiz ise şunlardır:

            Pusat,Saçıkara,Örnekköy.

İlçemizin Saideli olan adı 1935 yılında Kadınhanı olarak değiştirilmiştir.1959 yılında Sarayönü nahiyesi ilçe olarak köyleri ile birlikte Kadınhanı’ndan ayrılınca nüfus azalmıştır.Başkuyu Cihanbeyli’den ayrılarak, Örnekköy ve Sarıkaya köyleri ise daha önceleri Yunak İlçesine bağlı iken yapılan referandum sonucunda 1975 yılında Kadınhanı’na bağlanmıştır.

           Türkiye genelinde olduğu gibi Kadınhanı’nda da köylerden şehir merkezlerine göç yaşanarak, Tepebaşı,Karakaya ve İstiklal mahalleleri oluşturulmuştur.

 

 1935-2000 Yıllarında Yapılan Nüfus Sayımlarına Göre

Kadınhanı ve Köylerinin Nüfusu

1935    1945    1955    1965    1975    1985    1990    1997    2000

Merkez                                   3888    4338    6008    8398    11804  15910  15907  16949  14297

Alabağ(Koşmar)                      294      342      425      399      281      229      219      226      209

Bakırpınarı(Zengi                         -          -          -          -          47        78        89        72        107

Beykavağı(Kestel)                   214      237      299      350      384      524      645      561      492

Çeşmecik                                330      385      532      545      603      733      789      947      959

Çubuk                                     85        82        68        71        73        70        72        64        81

Demiroluk(Kındıras)                203      180      204      345      386      457      523      532      468

Hacıoflazlar                             298      309      353      435      476      523      459      480      476

Kamışlıöz                                305      309      396      396      300      229      168      156      202

Karasevinç                              260      293      349      446      384      316      264      205      176

Kızılkuyu                                 157      242      315      213      222      196      204      217      226

Köylütolu                                398      458      467      491      398      339      316      242      223

Küçükkuyu                              -          -          -          64        25        37        34        13        42

Meydanlı                                 791      826      1198    1346    985      840      679      473      502

Osmancık                                838      999      1165    1423    2102    2472    2820    3137    3269

Pirali                                         -          -          93        144      166      172      169      205      214

Söğütözü(Dırağan)                   376      419      392      468      455      588      618      650      637

Şahören                                   507      563      622      565      559      492      372      336      307

Tosunoğlu                                288      231      318      313      127      83        58        44        46

Yağlıca(Tahsın)                        312      382      457      558      634      685      636      635      650

Yaylayaka(Göğimam)                169      125      148      120      93        103      123      29        41

Mecidiye(Eşme)                          65        84        74        133      -          -          -          -         

Dellal(Gedikkaya)                       64        66        46        48        18        -          -          -         

Kurthasanlı                              395      470      546      560      428      495      400      274      261

Atlantı                                     927      1001    1599    2187    2580    3901    5065    3398    3539

Avşarlı                                     118      129      136      98        41        42        50        52        59

Başkuyu                                  -          -          1581    1859    1755    1833    1065    1827    2477

Bayramlı                                  162      185      169      179      211      248      218      181      219

Hacı Mehmetli                         415      481      663      646      541      567      544      427      464

Hacıpirli                                   313      351      488      494      395      320      279      275      305

Kabacalı                                  186      200      230      203      101      81        60        45        66

Karahisarlı                               404      441      521      485      291      323      299      208      250

Karakurtlu                               147      159      177      143      28        57        104      54        89

Karayörüklü                            135      116      197      79        46        68        50        35        70

Kolukısa                                  858      961      1343    2075    2345    3546    3944    2958    3607

Konurören                               544      418      589      436      363      363      379      306      331

Kökez                                     360      360      463      544      581      565      593      499      540

Mahmudiye                             170      221      262      453      605      554      544      373      370

Örnekköy                                -          -          -          -          964      1709    1744    1049    1121

Pusat                                       77        62        251      180      251      465      510      730      805

Saçıkara                                  -          -          270      766      1121    1697    1376    1209    1964

Sarıkaya                                  -          -          -          -          1422    1889    1683    578      872

Çavdar                                    -          -          -          -          -          -          -          363     

Kadınhanı’nın köyleri ile birlikte toplam nüfusu                                    45168   41006   41386

 

 

TARİHÇİ GÖZÜYLE KADINHANI

CLEMENT HUART’ın Hatıraları:

            Şark Dilleri Uzmanı olan Fransız Clement Huart İstanbul’da 20 yıl boyunca Konsoloslukta bulunmuş,İslam Medeniyeti ve tarihi ile yakından ilgilenmiştir.1891 yılında İstanbul’dan çıkıp at üzerinde yolculuk yaparak Mudanya, Bursa, Bilecik, Söğüt, Eşkişehir, Kütahya,Afyon, Akşehir,Argıthanı,Ilgın,Kadınhanı ve Ladik üzerinden Konya’ya ulaşmış,sanat eserlerini ve haçlı seferlerini araştırdığı ve tercümesi 1001Temel Eser Serisinde yayınlanan ”Mevleviler Beldesi Konya” isimli eserinden  Kadınhanı ile ilgili bölüm aşağıya alınmıştır.

            KADINHANI-27 Mayıs 1891

            Ilgın’dan çıkışta harika bir şekilde görünen Tuz Gölü,ufuğun çok ötesinde olduğu halde,önümüzde uzanan beyaz parlak düzlükler gözlerimizi aldatıyor,geniş su birikintisi hissi uyandırıyordu.Ne bir kaynak,ne de bir su sesi vardı.Uçlarına kovalar bağlı uzun sırıklar ile birkaç kuyu,düzlüğün monoton havasını bozuyordu.Ilgın’dan itibaren başlayan araba yolu altı kilometre kadar düz ovada ilerliyor,sonra hafifçe sola dönerek Çerkezköy’e (Çerkez Atlantı) doğru yükseliyordu.Burada yoksul kafkas muhacirleri barınmakta idi.Çerkez köyünü gerilerde bırakan yol daha sonra Osmanlıların onardığı antik bir köprü(Cisr-i Atik:Eski köprü) ile küçük bir nehri (Bulasan Çayı) aşıyor,birkaç tepe ve düzlük geçtikten sonra dağları sağda bırakarak Konya’ya ulaşıyordu.

Akşam bizi Kadınhanı’nda yakaladı.Burası da bir büyük köyü andırıyodu. Girişte, sağda ahır ve hantal bir yapı dikkati çekiyordu.Bina eski mezar taşları,gerekse yazılar taşıyan stellerle örülmüştür.Eski bir mağaza olduğu anlaşılan binanın Arapça kitabesini pek uyamadık, Sadece tarihini anlayabildik.XIII asır başlarında yapılması muhtemeldir. H.620(1223), I.Alaeddin Keykubad devirlerine rastlıyordu.Gerisi anlaşılmıyordu.Kitabenin üzerinde sadece “EsSultani”harflerini görebiliyorduk.Burasının köye adını veren “Kadınhanı”  olduğunu çıkarabildik. Tekrar yeni ve elverişli bir han ile karşı karşıya gelmiştik. Güneydoğuya indikçe barınak yerleri güzelleşiyordu.Araba yolları henüz daha tamamlanmamış dahi olsa bu, çöller için biçilmiş kaftan sayılırdı.Yollarda yeni yeni dizilmeye başlayan oteller (hanlar), konaklama yerleri ileride kurulacak ticaretin gelişmesine şüphesiz yardımcı olacaktı.

Friedrich SARRE’nin “Küçükasya Seyahati,, isimli eserinden

            Bir Alman Vatandaşı olan Friedrich SARRE 1895 yılı Haziran ve Temmuz aylarında İzmir’den başlayıp Dinar,Akşehir,Ilgın,Kadınhanı,Ladik,Konya,Tuzgölü’nden geri dönerek Beyşehir Gölü,Eğridir Gölü ve tekrar Dinar üzerinden İzmir’e döndüğü seyahatinde bu bölge antik çağ sanat tarihi,Selçuklu Sanatı ve ülkenin coğrafyası üzerine araştırmalarını ele aldığı “Küçükasya Seyahati (1895 Yazı),, isimli eserini 1896 yılında Berlin’de yayınlamıştır.Dara ÇOLAKOĞLU tarafından dilimize çevrilen ve Selçuk Üniversitesi Kitaplığında bulunan eserin Kadınhanı’nı anlatan bölümünü yine aynı sayfada bulunan Kadınhanı’nın o günlere ait bir fotoğrafı ile birlikte buraya aynen alıyoruz:

                “Ertesi gün(21 Haziran),engelli araziden altı saatte geçerek Kadınhanı’na geldik. Burası uzaktan, yöredeki diğer yerleşim yerlerinde olduğu gibi çoğunlukla kerpiç duvarlı ve düz damlı evleriyle hazin bir manzaraya sahip.Buna karşın caminin önündeki söğütlü alan da  canlı bir hayat var,çünkü bugün,haftalık pazar günü.Birçok evin önünde açık tezgahlar kurulu,hatta caminin giriş katında bile tezgahlar var.Bir Ermeni’nin iki katlı ahşap bir evde işlettiği gösterişli handa kalıyoruz.Han,cumbası ve yüksek pencereleriyle ihtişamlı görünüyor.Önümüzden geçen yolun sağ tarafındaki ince kum zeminden eski bir duvar yükseliyor.  Bu da,herhalde kervansaray olarak kullanılan bir ortaçağ yapısı.Mezar taşları sütun kaideleri ve daha birçok Bizans yapı parçasının dış duvarına yerleştirilmiş oluşuyla ilgi çekiyor.Aslında burada birçok antik mimari parça var; bunlar birkaç kilometre ötedeki Laodicaea Katakekaumene’ den,bugünkü Ladik’ten getirilmiş. Çıplak yamaçların eteğindeki bu son yerleşim yerini sağ tarafımıza aldık.XIV yüz yılın başlarında Ladik’i gören İbni Batuta,burada kadınların dokuduğu sim işli yünlü kumaşlardan hayranlıkla söz etmiş.Yol burada bir kısmı ekili olan düzlük araziden geçiyor ve arazinin sol tarafı aşağıdaki büyük platoya doğru alçalıyor.